Dr. Murat Kaya hadis-i şerifler ışığında aksırmayı/hapşırmayı açıklıyor.

Bugün toplumumuzda çokça yaygınlaşan hapşırana “Çok yaşa!” söylemi bakın nereden geliyor.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in yanında iki adam aksırdılar.

Efendimiz birine “Yerhamükellah [Allah sana rahmet eylesin!]” dedi. Diğerine cevap vermedi.

Cevap alamayan kimse Efendimiz’e: “Ya Resulallah falanca kardeşim aksırdığında cevap verdiniz, “Yerhamükellah” dediniz ben aksırdım bana böyle bir dua etmediniz.

Acaba benim bir kusurum mu var? Sebebi nedir?” diye soruyor.

Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) burada bir şey öğretmek istiyor ve şöyle diyor:

“Bu kardeşin aksırınca Allah’a hamd etti “Elhamdülillah” dedi. Fakat sen Allah’a hamd etmedin. “Elhamdülillah” demedin.”

HAPŞIRANA “ÇOK YAŞA” DEMEK CAHİLİYE ADETİ

Günümüzde cahiliye adeti olarak hapşıran “çok yaşa” deniliyor. Bu İslam adetinin yanında çok cılız bir şey… Ayeti kerime de Cenabı Hak Yahudiler için “Yahudiler diyorlar ki biz Allah’ın sevgili kullarıyız. Allah’ın (haşa) çocuklarıyız, has kullarıyız, kıyamet günü bize azap yok. Biz orada güzel hayatla karşı karşıya kalacağız” diyorlar. Cenabı Hak ta buyuruyor ki: “Madem öyle Allah’ın has kulusunuz, ahiret sizin için daha önemli bu dünya zindanında neden sürünüp duruyorsunuz? Ölümü temenni edin, geçin o kıymetli yere. Cenabı Hak’ta orada size lütuflarda bulunsun, sözünüzde sadıksanız doğru söylüyorsanız…” buyuruyor. Cenabı Hak sonra da: “Onlar kesinlikle ölümü istemezler. Ve onların her birisi bin sene yaşamak ister” buyuruyor.

“Çok yaşa, bin yaşa” deyince bu aklıma geliyor benimde. Yahudiler’in bin yıl yaşama arzusu gibi bir arzu insanlarında mevcut. Halbuki İslamın öğrettiği Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in sünneti olan hem dua etmiş oluyor hem de bir sünneti icra ettiği için sünneti yaşama sevabı alıyor.