Ana Sayfa / Peygamberler /  İslam Dinine Göre Musa Aleyhisselam
peygamberler
peygamberler

 İslam Dinine Göre Musa Aleyhisselam

Musa peygamber Beni İsrail’den İmran’ın erkek evladıdır ve Mısır’da dünyaya gelmiştir. O dönemlerde İsrail oğullarının sayısı Mısır’da artmış ve 12 kabile halinde yaşar durumda idiler. Yaşayan bu insanlara ö dönemde Beni İsrail Esbatı deniliyordu. Böylesine kalabalık hale gelmeleri aynı bölgede yaşayan Kıptileri rahatsız eder olmuştu. Onlara eziyet ediyorlardı ve atalarının yaşamış olduğu yer olan Kenan iline gitmelerine devamlı engel oluyorlardı.

Bu dönemlerde Mısır kâhinlerinden bir zat Firavuna giderek İsrail oğullarından doğacak bir çocuğun Mısır devletinin çökmesine sebep olacağı bilgisini verdi. Bu kâhinin söylediklerine saygınlık edip inanan Firavun İsrail oğullarından doğan her adam çocuğun öldürülmesini istedi. İşte, Hazreti Musa peygamber de tam bu zamanda dünyaya gelmiştir. Oğlunun öldürülmemesi için anası Musa’yı bir sandık içine koymuş ve Nil nehrine bırakmıştır. Ondan sonra sandık nehrin bir kenarında durmuş ve Firavunun karısı olan Asiye bu sandığı buldu ve açtı. Sandığın içindeki bu nurlu evladı Asiye oldukça sevmiş ve onu evlat edinerek himayesine almıştır. Musa’nın anası ondan sonra bir yolunu bularak kendisini Musa’ya sütannesi seçtirmeyi başarmıştır.

Hazreti Musa ileride kendisine düşman olacak Firavunun sarayında büyüdü ve günün birinde İsrail oğullarından biri ile kavga eden bir Kıpti’ye tokat atmış ve yere düşürerek ölümüne niçin olmuştu. Musa yapmış olduğu bu davranıştan dolayı oldukça büyük bir pişmanlık içine girdi. Firavundan korktu ve Medyan şehrine firar etti. Burada Şuayip peygamberin kızı olan Safra ile evliliğe ilk adımını attı. Ondan sonra karısı ile birlikte Mısır’a dönmek maksadı ile yola koyuldu. Yolculuklarının bir yerinde Musa Tur dağına çıktı. Tur dağında iken Musa ALLAH’ın hitabına muhatap ve mazhar oldu ve kendisine peygamberlik verildiğini öğrendi. Abisi Harun ile birlikte Firavunu İslam’a çağırma görevi kendisine verildi.

 

O dönemde Mısır’da büyücülük oldukça yaygındı ve büyücülük oldukça ileri düzeydeydi ve büyücülere oldukça ehemmiyet veriliyordu. Musa’nın elinde taşımış olduğu asa ALLAH’ın izni ile dilediği süre ile ejderhaya dönüşebiliyordu. Firavun Musa’nın gösterdiği bu mucizelere elbet saygınlık etmedi ve onları bir büyü zannetti. Ve derhal kendi büyücülerini çağırdı. Bu büyücülerin tamamı Musa’ya meydan okumak istediler. Fakat büyücülerin tamamı Musa’nın asasının ejderhaya dönüştüğünü görünce hepsi inanç ettiler. Bunun bir büyü olmadığını derhal anladılar ve kendi yaptıkları şeklinde bir aldatmaca değil gerçek bir şey bulunduğunu anladılar ve imana geldiler.

Normal olarak kendisinin tanrı bulunduğunu korumak için çaba sarfeden Firavun ile Kıpti’ler Musa’yı büyücülükle ve sahtekarlıkla suçladılar ve inanç etmediler.

 İslam Dinine Göre Musa Aleyhisselam

Arkasından Musa peygamber İsrail oğullarını alarak Mısır’dan firar etti. Firavun ve orduları derhal İsrail oğullarını yakalamak için peşlerine düştü. Musa peygamber ve beraberindeki İsrail oğulları bir süre sonrasında Süveyş denizinin kenarına ulaştı ve yol artık bitmişti. Ve arkalarından Firavunun geldiğini bildiğinden kaçacak hiçbir yeri kalmamıştı. Bu esnada asasını ALLAH’ın izni ile yere vurdu ve ALLAH’ın mucizesi yine tecelli ederek ve Süveyş denizi 12 yola ayrıldı. İsrail oğullarının her bir kolu bu yollardan birisine girdi ve karşı tarafa geçti. Firavun ve askerleri de oluşturulan bu yollara girdi ve karşı kıyıya geçmek için yürüyüşe girişti. Sadece Firavun ve adamları denizin tam ortasında iken sular birden kapanmış oldu ve Firavunla birlikte tüm askerleri boğularak öldüler. Bir süre sonrasında tanrılık iddiasında olan Firavunun cesedi sahile vurdu. Tanrılık iddiasında olan ve kendini tanrı duyuru eden Firavun hem oradaki insanoğlu için ve hem de gelecek nesiller için büyük bir öğrenek tablosu oldu.

İsa bu sayede Firavundan kurtuldu ve beraberindekilerle beraber salimen Tiyh sahrasına. İsrail oğullarını orada bıraktı ve Tur dağına çıktı ve burada 40 gün süresince ALLAH’a dualarla birlikte yakarma etti. Yüce ALLAH’ın hitabına mazhar oldu ve kendisine Tevrat verildi.

Musa yine geri döndüğünde İsrail oğullarının çoğunun altından yapılmış bir buzağıya taptığını görmüş oldu ve bu durum karşısında oldukça üzüntü duydu. İsrail oğulları Musa’nın geride bıraktığı Harun Peygamberin hiçbir öğüdünü dinlememiş ve böylesine bir sapkınlığın içine girmişlerdi. Sadece sonrasında İsrail oğulları tövbekar oldular ve bağışlanma dilediler ve de bu dilekleri kabul oldu.

Musa peygamber rivayetlere bakılırsa Kenan iline yakın bir yerde 120 yaşlarında iken vefat etmiştir. Mısırdan çıkışının kırkıncı yılına rastlamış olduğu söylenir.

Musa’nın isimlerinden birisi de “Kelimullah”tır. ALLAH ile arada hiçbir araç bulunmadan ve niteliği asla bilinmeyen bir halde direkt konuşmuş olduğu için hazreti Musa’ya bu ad verilmiştir. O güne kadar hep dağınık bir halde yaşamış olan İsrail oğullarını bir araya toplamış, onları esaretten kurtarmış ve özgürlüklerine kavuşturmuştur. Fakat daha sonraki dönemlerde İsrail oğulları birçok kere yoldan çıkmıştır, sapmıştır ve gerçek dinlerini unutmuşlardır. Esaretten esarete düşerek uzun seneler bir devlet sahibi olamamışlardır.

Musa peygamber büyük peygamberlerden biridir ve İslamiyet’te olduğu şeklinde Hristiyanlık ve Musevilik açısından da peygamber olarak kabul edilir.


Uyarı: Sitemizde yer edinen ve alacak yazı, haber, yazı, video, yorum ve tüm mevzular kategoriler tıbbi bilgiler bir tek genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler süre içinde geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer edinen bu bilgiler hiçbir süre doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan meydana getirilen herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan görevli tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum icra eden kişiler, bu ikazları kabul etmiş sayılacaktır. Dost isminde herhangi bir bireysel yada kurumsal şirket , siteler ve kişiler ile ilgili en küçük bir bağlantısı , ortaklığı ve benzeri ilişkileri yoktur.

Bu habere de bakabilirisiniz

peygamberler

MÜNAFIKLARIN DÖRT ALAMETİ

Hadis-i şerifte belirtildiği üzere münafıkların alametleri…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CLOSE
CLOSE