Ramazan ile ilgili ayet-i kerime ve hadis-i şerifleri sizler için derledik.

ORUÇ VE RAMAZAN İLE İLGİLİ AYETLER

  • Bakara Sûresi

Ey inanç edenler! ALLAH’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı benzer biçimde, size de farz kılındı. (Bakara Sûresi 183)

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde meblağ. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla beraber, gönülden kim bir iyilik yaparsa (sözgelişi fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (Bakara Sûresi 184)

(O sayılı günler), insanoğlu için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde inmiş olduğu Ramazan ayıdır. Öyleki ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta yada yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. ALLAH, size kolaylık diler, güçlük dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık ALLAH’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. (Bakara Sûresi 185)

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. ALLAH, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve ALLAH’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonrasında da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla beraber siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, ALLAH’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. ALLAH, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar. (Bakara Sûresi 186)

Haccı da, umreyi de ALLAH için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır yada başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz süre hacca kadar umreyle yararlanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz süre (olmak suretiyle) tam on gün oruç meblağ. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. ALLAH’a karşı gelmekten sakının ve ALLAH’ın cezasının çetin bulunduğunu bilin. (Bakara Sûresi 196)

  • Nisâ Sûresi

Bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak şey değildir. Sadece yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine rejim ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü’min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü’min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri içinde antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir rejim ve mü’min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkân bulamayanın, ALLAH tarafınca tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. ALLAH, hakkıyla bilendir, yargı ve hikmet sahibidir. (Nisâ Sûresi 92)

  • Mâide Sûresi

ALLAH, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi görevli tutmaz. Fakat bile bile yaptığınız yeminlerle sizi görevli meblağ. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hâllisinden on yoksulu doyurmak, veya onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz zaman yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. ALLAH, size âyetlerini işte bu şekilde açıklıyor ki şükredesiniz.  (Mâide Sûresi 89)

Ey inanç edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kâ’be’ye ulaştırılmak suretiyle, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; yada yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; veya onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yapmış olduğu işin fena sonucunu tatması içindir. ALLAH, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim tekrar bu şekilde yaparsa, ALLAH ondan intikam alır. ALLAH, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. (Mâide Sûresi 95)

  • Tevbe Sûresi

Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû’ ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve ALLAH’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri müjdele. (Tevbe Sûresi 112)

  • Meryem Sûresi

“Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı (oruç) adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de. (Meryem Sûresi 26)

  • Ahzâb Sûresi

Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman bayanlar, mü’min erkeklerle mü’min bayanlar, itaatkâr erkeklerle itaatkâr bayanlar, doğru erkeklerle doğru bayanlar, sabreden erkeklerle sabreden bayanlar, ALLAH’a derinden saygı duyan erkekler, ALLAH’a derinden saygı duyan bayanlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren bayanlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan bayanlar, namuslarını korumuş olan erkeklerle namuslarını korumuş olan bayanlar, ALLAH’ı çokça anan erkeklerle çokça anan bayanlar var ya, işte onlar için ALLAH bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. (Ahzân Sûresi 35)

  • Mücâdele Sûresi

Kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa, eşine dokunmadan ilkin ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, ALLAH’a ve Resûlüne hakkıyla inanç edesiniz, diyedir. İşte bunlar ALLAH’ın sınırlarıdır. Kâfirler için elem dolu bir azap vardır. (Mücâdele Sûresi 4)

  • Tahrim Sûresi

Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, yakarma eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. (Tahrim Sûresi 5)

  • Kadir Sûresi

Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne işe yaradığını sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. (Kadir Sûresi 1-5)

ORUÇ İLE İLGİLİ HADİSLER

  • İslamın Beş Şartından Biri Oruçtur

İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine nazaran, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

“İslâm beş temel üstüne bina kılınmıştır: ALLAH’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in ALLAH’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, ALLAH’ın evi Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhârî, Îmân 1, 2, Tefsîru sûre(2) 30; Müslim, Îmân 19-22)

  • ALLAH’tan korkunuz

Ebû Ümâme Sudayy İbni Aclân el-Bâhilî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine nazaran, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i Vedâ hutbesi’nde şöyleki buyururken dinledim demiştir:

“ALLAH’tan korkunuz. Beş zaman namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde doğruca) Rabbinizin cennetine girersiniz.” (Tirmizî, Cum’a 80)

  • İnsanın oruç haricinde her ameli kendisi içindir

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Aziz ve celîl olan ALLAH “İnsanın oruç haricinde her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim” buyurmuştur.

Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün fena söz söylemesin ve kavga etmesin. Eğer biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin.

Muhammed’in canı kudret elinde olan ALLAH’a vallahi billahi ki, oruçlunun ağız kokusu, ALLAH katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlunun rahatlayacağı iki luk anı vardır: Birisi, iftar etmiş olduğu süre, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” (Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163)

  • Oruçlular Cennette reyyân denilen bir kapıdan girecektir

Sehl İbni Sa’d radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

“Cennette reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan sadece oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve tekrar oradan kimse  girmez.” (Buhârî, Savm 4; Müslim, Sıyâm 166.)

  • Bigün oruç tutmanın ecri

Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

ALLAH rızâsı için bigün oruç tutan kimseyi ALLAH Teâlâ,  bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak meblağ.” (Buhârî, Cihâd 36; Müslim, Sıyâm 167-168.)

  • Ramazan orucunun sevabı

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallalllahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Kim, faziletine inanarak ve karşılığını ALLAH’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân 28, Savm 6)

  • Oruçlu kimse ile çekişmesin

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Hiçbiriniz, oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendisine söver yada çatarsa, ‘ben oruçluyum desin’” (Buhârî, Savm 9)

  • Yalan söyleyenin orucu

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terketmezse,  ALLAH o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Buhârî, Savm 8, Edeb 51)

  • Ramazandan bir iki gün ilkin oruç tutmayın

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Sizden biriniz bir-iki gün öncesinden oruç tutarak ramazanı karşılamaya kalkmasın. Sadece belli günlerde oruç tutmayı âdet edinmiş olan kimse, o gün orucunu tutsun.” (Buhârî, Savm 5, 14; Müslim, Sıyâm 21)

  • Nice oruç tutanlar vardır ki…

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyleki buyurmuşlardır:

“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur.” (İbn-i Mâce, Sıyâm, 21)

  • Ramazan hilali

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Ramazan hilâlini görünce oruç tutunuz. Şevval hilâlini görünce de oruca son veriniz. Ramazanın başlangıcı bulutlu bir güne rastlarsa, şâbanı otuza tamamlayınız.” (Buhârî, Savm 11)

  • Oruç tut sağlık bul

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır:

“Oruç tutunuz ki, (madden ve mânen) sağlık bulasınız!” (Heysemî, 203 III, 179)

  • Müslüman ölünce orucu soludadır

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır:

“Mü’min öldüğü süre, namazı baş ucunda, zekâtı sağında, orucu solunda bulur.” (Bkz. Heysemî, III, 51)

  • Oruç kalkandır

Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- birgün:

“Oruç, oruçluya yakışmayan şeylerle zedelenmedikçe (tutan için) bir kalkandır.” buyurdu.

Ashâb-ı Kirâm: “(Oruçlu) onu ne ile zedeler?” diye sorunca Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “Yalan ve gıybetle…” cevâbını verdiler. (Nesâî; Sıyâm, 43)

  • Oruçlu bilmeyerek yer içerse

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Sizden biriniz unutarak bir şey yer yada içerse, orucunu tamamlasın. Bu sebeple onu ALLAH yedirmiş ve içirmiştir.” (Buhârî, Savm 26, Eymân 15)

Lakît İbni Sabire  radıyallahu anh şöyleki dedi: Ben:

– Ey ALLAH’ın Resûlü! Bana abdest almayı anlat! dedim. O da:

– “Güzelce abdest al, parmak aralarına suyu ulaştır. Oruçlu olmadığın süre suyu burnuna iyice çek!” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Tahâret 56, Savm 27)

RAMAZAN İLE İLGİLİ HADİSLER

  • Ramazanın son on günü Peygamberimiz

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Ramazan ayı girdiğinde aden kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” (Buhârî, Savm 5)

Âişe  radıyallahu anhâ şöyleki dedi:

“Ramazan ayının son on günü erişince, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleri ibadetle ihyâ eder, ailesini uyandırır, kulluğa soyunup paçaları sıvardı.” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 5)

  • Ramazan ayında Peygamberimizin cömertliği

İbni Abbâs  radıyallahu anhümâ şöyleki dedi:

Resûllullah sallallahu aleyhi ve sellem insanların en cömerdi idi. Onun en eli bol olduğu anlamış olur da ramazanda Cebrâil’in, kendisi ile buluşmuş olduğu zamanlardı. Cebrâil aleyhisselâm, ramazanın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’an okurlardı. Bundan dolayı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan verimli rüzgârdan daha eli bol davranırdı.” (Buhârî, Bedü’l-vahy 5, 6, Savm 7, Menâkıb 23, Bed’ul-halk 6, Fezâilü’l-Kur’ân 7, Edeb 39)

  • Ramazan ayında Peygamberimizin ibadetleri

Âişe  radıyallahu anhâ şöyleki dedi:

Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleri  ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ibadete soyunarak eşleriyle ilişkiyi keserdi. (Buhârî, Leyletül-kadr 5)

  • İki Ramazan arası günahlar

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

“Büyük günahlardan kaçınılması halinde, beş zaman namaz, iki cuma ve iki ramazan, aralarında (işlenecek ufak) günahlara kefârettir.” (Müslim, Tahâret 16)

  • Ramzanda meydana getirilen umrenin ecri

Abdullah İbni Abbâs radıyallahu anhümâ‘dan rivayet edildiğine nazaran Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Ramazan ayında meydana getirilen umre, tam bir hac sayılır, veya  da benimle beraber yapılmış bir haccın yerini meblağ.” (Buhârî, Umre 4)

  • Ramazanın fazileti

Hadîs-i şerîfte buyrulur:

“Eğer kullar, Ramazanın fazîletlerini bilselerdi, tüm senenin Ramazan olmasını temennî ederlerdi…” buyruluyor. (Heysemî, c. III, sf. 141)

SAHURLA İLGİLİ HADİSLER

  • Sahur yapmanın ecri

Enes radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.” (Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45)

  • Sahur ile sabah namazı arası

Zeyd İbni Sâbit  radıyallahu anh dedi ki: Biz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber sahur yemeği yedik sonrasında da sabah namazını kıldık.

Sahur yemeği ile sabah namazı içinde ne kadar süre geçti? diye soruldu. “Elli âyet okuyacak kadar” yanıtını verdi. (Buhârî, Savm 19; Müslim, Sıyâm 47)

  • Sahurda yakarma

İbni Ömer radıyallahu anhümâ dedi ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‘in iki müezzini vardı: Bilâl ve İbni Ümmü Mektûm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Bilâl geceleyin erkence ezan okur. Siz İbni Ümmü Mektûm ezan okuyuncaya kadar yiyip içiniz.

İbni Ömer, “Bu ikisinin arasındaki süre, biri inip diğeri çıkıncaya kadar geçen vakitten ibaretti” demiştir. (Buhârî, Ezân 11, 13, Şehâdât 11, Savm 17)

İFTAR İLE İLGİLİ HADİSLER

  • İftar vermenin sevabı

Zeyd İbni Hâlid el-Cühenî  radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Tirmizî, Savm 82)

  • Oruç açmakta acil ediniz

Sehl İbni Sa’d radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Oruç açmakta acil ettikleri sürece müslümanlar hayır suretiyle yaşarlar.” (Buhârî, Savm 45; Müslim, Sıyâm 48)

  • Akşam Namazından ilkin orucu açmak

Ebû Atıyye dedi ki, ben ve Mesruk  Âişe radıyallahu anhâ‘nın yanına gittik. Mesruk ona:

– Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem‘in ashâbından iki şahıs var. İkisi de hayırdan geri kalmıyorlar. Sadece bunlardan biri akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acil ediyor, diğeri ise hem akşam namazını hem de iftarı geciktiriyor, dedi. Bunun üstüne Âişe:

– Akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acil eden kimdir? diye sordu.

Mesruk da:

– (İbni Mes’ud’u kastederek) Abdullah’tır, yanıtını verdi.  Bunun üstüne Âişe:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de öyleki yapardı, dedi. (Müslim, Sıyâm 49-50.)

  • Oruç açmakta acil etmek

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki:

“ALLAH Teâlâ şöyleki buyurdu: Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acil davranandır.” (Tirmizî, Savm 13)

  • Orucunuzu hurma var ise hurma ile açın

Sahâbeden Selmân İbni Âmir ed-Dabbî radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Herhangi biriniz iftar etmek istediği süre orucunu hurma ile açsın. Hurma bulamazsa, su ile iftar etsin. Su temizdir.” (Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Zekât 26, Savm 10.)

Enes radıyallahu anh dedi ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem akşam namazından ilkin bir kaç taze hurma ile orucunu açardı. Taze hurma bulamazsa, kuru bir hurmacıkla iftar ederdi. Kuru hurma da bulamazsa, birkaç yudum su içerek iftar ederdi. (Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Savm 10)

TERAVİH İLE İLGİLİ HADİSLER

  • Teravin namazının ecri

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

“Kim ramazanın faziletine inanarak ve sevabını ALLAH’tan bekleyerek terâvih namazını kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân  37 ; Müslim, Müsâfirîn 173, 174.)

  • Peygamberimiz, Teravih namazını sünnet kıldı

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurur:

“Allâh Teâlâ Ramazan’da orucu farz kıldı, ben de (terâvîh) namazını sünnet kıldım.” (İbn-i Mâce, Salât, 173)

KADİR GECESİ İLE İLİGİLİ HADİSLER

  • Kadir Gecesini değerlendirmenin ecri

Ebû Hüreyre radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Faziletine inanarak ve karşılığını ALLAH’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân 25, 27, 28, 35, Savm 6, Terâvih 1, Leyletü’l-kadr 1; Müslim, Müsâfirîn 173-176.)

  • Kadir Gecesini Ramazanın son 7 gecesi arayın

Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhümâ‘dan rivayet edildiğine nazaran, bir grup sahâbî, rüyalarında Kadir gecesinin ramazan’ın son yedi gecesinde bulunduğunu görmüşler (ve bunu Hz. Peygamber’e bildirmişler)di. Bunun üstüne Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

– “Kadir gecesi ile ilgili rüyalarınızın, ramazanın son yedi gecesi üstünde toplandığını görüyorum. O halde Kadir gecesini arayan onu ramazanın son yedi gecesinde arasın!” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 2, Ta’bîr 8; Müslim, Sıyâm 205 -206.)

  • Kadir Gecesini Ramazanın son 10 günü arayın

Âişe radıyallahu anhâ‘dan rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ramazan ayının son on gününde câmiye kapanır ibadete soyunur ve şöyleki buyururdu:

Kadir gecesini ramazanın son on günü içinde arayınız!” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 3; Müslim, Sıyâm 219.)

  • Kadir Gecesini Ramazanın son 10 günü tek gecelerde arayın

Âişe radıyallahu anhâ‘dan rivayet edildiğine nazaran Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

Kadir gecesini ramazan’ın son on günündeki tek gecelerde arayın! (Buhârî, Leyletü’l-kadr 3)

  • Peygamberimizin Ramazanda son 10 günü

Âişe radıyallahu anhâ şöyleki dedi:

Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleri  ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibadete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi. (Buhârî, Leyletül-kadr 5;)

  • Kadir Gecesi iyi mi yakarma edilir

Âişe radıyallahu anhâ  şöyleki dedi:

– Ey ALLAH’ın Resulü! Kadir gecesinin hangi gece bulunduğunu bilecek olursam, o gece iyi mi yakarma edeyim? diye sormuş oldum.

– “Allahım! Sen fazlaca affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla! diye yakarma et” buyurdu. (Tirmizî, Daavât 84.)

Âişe radıyallahu anhâ‘dan rivayet edildiğine nazaran  Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ramazanda öteki aylardan daha çok (kulluk halletmeye) çalışırdı. Ramazanın son on gününde de ramazanın diğeri günlerinden daha çok yakarma ederdi. (Müslim, İ’tikâf 8. Ek olarak bk. Tirmizî, Savm 72;)

İTİKAF İLE İLGİLİ HADİLER

  • Peygamberimizin itikafı

İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyleki dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ramazanın son on gününde i’tikâfa çekilirdi. (Buhârî, İ’tikâf 1, 6; Müslim, İ’tikâf 1-4.)

Âişe  radıyallahu anhâ‘dan rivayet edildiğine nazaran Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, vefat edinceye kadar ramazanın son on gününde itikâfa girmiştir. Vefatından sonrasında eşleri itikâfa girmeye devam ettiler. (Buhârî, İ’tikâf 1; Müslim, İ’tikâf 5.)

  • Peygamberimizin son itikafı

Ebû Hüreyre radıyallahu anh dedi ki, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem her ramazan on gün itikâfa girerdi. Vefat etmiş olduğu senenin ramazanında yirmi gün itikâfa girdi. (Buhârî, İ’tikâf 17.)

FİTRE (FITIR SADAKASI) İLE İLGİLİ HADİSLER
Fitre ile ilgili detaylı informasyon için tıklayınız..

  • Peygamberimiz fitreyi farz kılmıştır

Abdullah İbn Ömer’den şöyleki söylediği nakledilmiştir:

“Hz. Peygamber fıtır sadakasını (fitreyi) köle, adam, hanım, ufak ve büyüklere farz kılmış ve insanoğlu (bayram) namazına çıkmadan ilkin verilmesini emretmiştir.” (Buhârî, Zekât, 76; Müslim, Zekât, 12 .)

  • Fitre Bayram namazından ilkin verilir

Abdullah İbn Ömer’den şöyleki söylediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fitrenin, insanoğlu Bayram Namazı’na çıkmadan ilkin verilmesini emretmiştir” (Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, IV, 183.)

  • Fitrenin ölçüsü

Abdullah İbn Ömer’den şöyleki söylediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fıtır sadakasını 1 sâ’ (ölçek) hurma ve 1 sâ’ arpa olmak suretiyle köle, adam, hanım, ufak ve büyüklere farz kılmış ve insanoğlu (bayram) namazına çıkmadan ilkin verilmesini emretmiştir.” (Buhârî, Zekât, 76; Müslim, Zekât, 12 .)

Ebû Said el-Hudrî (r.a)’den rivayet edilen bir hadiste fitre verilebilecek maddeler ve miktarları şöyleki belirlenir: “Biz Peygamber devrinde fitreyi, yiyecek maddelerinden 1 sâ’ olarak verirdik. O süre bizim yiyeceğimiz arpa, kuru üzüm, hurma ve keş (yağı alınmış peynir) idi.” (Buhârî, Zekât, 74; A. İbn Hanbel, III, 73, 98.)

İbn Abbas (r. anhümâ)’nın naklettiği bir hadiste şöyleki buyurulur: “Rasûlullah (s.a.s) oruçluları gereksiz ve çirkin sözlerden arındırmak ve yoksullara yiyecek  sağlamak için fitreyi farz kılmıştır. Fitreyi kim namazdan ilkin öderse, bu makbul bir zekât, kim de namazdan sonrasında öderse, herhangi bir sadaka olur.” (Buhârî, Zekât, 70, 71, 77; Müslim, Zekât, 12 , 13, 16)

Abdullah b. Sa’lebe (r.a) şöyleki nakletmiştir: “Rasûlullah (s.a.s) Ramazan Bayramı’ndan bir yada iki gün ilkin bir konuşma yaparak şöyleki buyurdu: “Buğdaydan, arpadan yada hurmadan 1 sâ’ını hür yada köle, ufak yada büyükler için sadaka olarak veriniz.” (A. İbn Hanbel, V, 432.)

SADAKA İLE İLGİLİ HADİSLER

  • Sadakanın ecri

Rasûlullah Efendimiz sadaka ve infâkın geniş ve şümûllü olan mânevî bereketini anlatarak şöyleki buyurmuşlardır:

“ALLAH bir lokma ekmek, bir avuç hurma ve yoksulun faydalanacağı buna benzer bir şey vesîlesiyle üç kişiyi Aden’ine koyar:

1) Evin sahibi ve onun (sadakanın) verilmesini emreden şahıs,
2) Verilecek şeyi hazırlayan evin hanımı,
3) Sadakayı yoksulun eline veren hizmetçi.”

Bu tarz şeyleri ifade ettikten sonrasında Rasûlullah sözlerini şöyleki tamamlamışlardır:

“Hiçbirimizi unutmayan ALLAH Teâlâ’ya hamd olsun!” (Heysemî, III, 112)

  • Sadaka malı eksiltmez

ALLAH Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki haber verirler:

“Sadaka vermekle mal eksilmez. Allâh Teâlâ, affeden kulunun kıymetini artırır. Allâh rızâsı için alçak gönüllü olanı Allâh yüceltir.” (Müslim, Birr, 69)

  • Sadaka günahların azabını söndürür

“Suyun ateşi söndürdüğü benzer biçimde sadaka da günah(ın azâbını) söndürür.” (Tirmizî, Îmân, 8/2616. Ek olarak bkz. İbn-i Mâce, Fiten, 12)

  • Sadakanın ecri

“Sadaka, Rabb’in öfkesini söndürür ve kişiyi fena ölümden uzaklaştırır.” (Tirmizî, Zekât, 28/664)

  • Sadaka ömrü uzatır

“Müslümanın verdiği sadaka, ömrünü uzatır (bereketlendirir), fena ölümü önler ve ALLAH Teâlâ onunla kibri, fakirliği ve övünmeyi giderir.” (Heysemî, III, 110)

  • Sadaka belaları önler

“Sadaka vermekte acil edin! Bu sebeple belâ, sadakanın önüne geçemez.” (Heysemî, III, 110)

  • Ahirette sadakanın ecri

“İnsanlar içinde yargı verilinceye kadar, hepimiz sadakasının gölgesinde olacaktır.” (Ahmed, IV, 147-8; Heysemî, III, 110)

  • Yarım hurmada olsa sadaka ver

“Yarım hurma ile de olsa alevden korunun. Bunu da bulamayan, güzel ve hoş sözle korunsun.” (Buhârî, Edeb, 34)

  • Sadaka ömrünü uzattı

Peygamber Efendimiz’in haber verdiğine nazaran bir grup insan Hazret-i Îsâ’nın yanına uğramıştı. Onlar ayrıldıktan sonrasında Îsâ yanındakilere:

“–Bunlardan biri, ALLAH dilerse bugün ölecek!” buyurdu.

Akşam olunca, o insanoğlu sırtlarında odun demetleriyle yeniden Hazret-i Îsâ’nın yanına geldiler. Îsâ:

“–Odunları yere bırakın!” buyurdu. Sonrasında o gün öleceğini söylediği kişiye:

“–Odun demetini çöz!” buyurdu. O zât demeti çözdüğünde, içinden siyah bir yılan çıktı. Hazret-i Îsâ:

“–Bugün hangi sâlih ameli işledin?” diye sordu. O şahıs:

“–Bugün herhangi bir sâlih amel işlemedim!” dedi. Îsâ:

“–İyi düşün, ne yapmıştın?” buyurdu. Bu sefer o zât:

“–Bir amel işlemedim, fakat elimde bir ekmek parçası vardı. O esnâda yanıma bir yoksul gelip bir şeyler istedi. Ben de ekmeğin bir kısmını ona verdim.” dedi.

Bu yanıt üstüne Hazret-i Îsâ:

“–İşte bu sâyede (belâ) senden uzaklaştırılmış!” buyurdu. (Heysemî, III, 109-110; Ahmed, Zühd, I, 96)

  • Sadakasız aden zor

Beşîr bin Hasâsiyye -radıyallâhu anh- şöyleki anlatır:

Nebiyy-i Ekrem Efendimiz’e bey’at etmek için geldim. Bana, ALLAH’tan başka ilâh olmadığına ve Hazret-i Muhammed’in de O’nun kulu ve Rasûlü olduğuna şehâdet etmemi, namaz kılmamı, zekât vermemi, İslâm suretiyle haccetmemi, Ramazan orucunu tutmamı ve ALLAH yolunda cihâd etmemi koşul koştu.

Ben şöyleki dedim:

“–Ey Allâh’ın Rasûlü! Vallâhi bunlardan ikisine gücüm yetmez. Onlar da cihâd ve sadakadır. Müslümanlar, cepheden kaçan kimsenin Allâh’ın gazabına uğramış olarak döneceğini söylüyorlar. Ben ise cihâd meydanına varınca, nefsimin korkuya kapılıp ölmeyi istememesinden kaygı ediyorum. Sadakaya erişince, vallâhi benim ufak bir koyun sürüsü ve on deveden başka bir şeyim yoktur. Onlar da âilemin maîşet deposu ve binek hayvanlarıdır.”

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- elini yumdu, salladı ve şöyleki buyurdu:

“–Cihâd (ALLAH yolunda hizmet) yok, sadaka yok, peki ne ile Aden’e gireceksin?!”

Ben derhal:

“–Yâ Rasûlâllah, Sana bey’at ediyorum!” dedim ve koştuğu tüm şartlar üstüne bey’at ettim. (Ahmed, V, 224; Egemen, II, 89/2421; Beyhakî, Şuab, V, 8; Heysemî, I, 42)

KUR’ÂN-I KERİM OKUMANIN FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER
Kuran okumakla ilgili detaylı informasyon için tıklayınız…

  • Kuran okuyana şefaat edecektir

Ebû Ümâme radıyallahu anh, ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i:

“Kur’an okuyun. Bu sebeple Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçı olarak gelecektir” buyururken işittim, demiştir. (Müslim, Müsâfirîn 252)

  • Kuran okumanın sevabı

İbni Mes’ûd radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine nazaran, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyleki buyurdu:

“Kim Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.” (Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân