Peygamber Efendimiz’in kişisel ve çevre temizliği nasıldı? İşte Hz. Peygamberin temizlik anlayışı…

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- o kadar rakîk bir kalbe sâhipti ki, bir gün yere tüküren bir adam gördüler. Mübârek sîmâları birdenbire kızardı ve oldukları yerde kalakaldılar. Sahâbîler hemen koşup tükrüğün üstünü kumla örttüler. Ondan sonra Allah Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- yoluna devâm etti.

Elbiselerin düzeltilmesini emreden, giyim-kuşamda pejmürdeliği hoş görmeyen Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- saç ve sakalların dağınıklığını da tasvîb etmezdi.

Allah Resûlü elbisesinin temizliğine son derece dikkat ettiği gibi tertip ve düzenine de aynı nisbette îtinâ gösterirdi. Zîrâ o, îcâb ettikçe saç ve sakalını tarayıp düzeltir, hattâ kulak yumuşaklarına kadar uzattığı mübârek saçlarını, zaman zaman kınayla boyar ve zeytin yağı ile de yağlardı. (Tirmizî, Şemâil, s. 18-27)

PEYGAMBER EFENDİMİZ SÜRME ÇEKER MİYDİ?

Yine Efendimiz’in, geceleri yatmadan önce gözlerine sürme çektiği de rivâyet edilir.[1]

Güzel koku ise Efendimiz’e sevdirilen üç şeyden biri olup hayâtında ayrı bir ehemmiyete sâhipti. Zîrâ o, meleklerle insanların huzur bulduğu bir râyihadır. Enes -radıyallâhu anh- Allah Resûlü’nün bir koku şişesi olduğunu, onunla devamlı kokulandığını ifâde etmiştir. (Ebû Dâvûd, Tereccül, 2/4162)

Bununla birlikte Peygamber Efendimiz, kılık-kıyâfet ve saç-baş düzeltmeye uzun uzun vakit ayırmayı da hoş karşılamamış ve temizlik gibi giyim-kuşamdaki sâdeliğin de îmânın gereği olduğunu belirtmiştir.[2] Nitekim, O’nun bu iş için kullandığı âlet ve edevâtın oldukça külfetsiz olduğu görülür. Allah Resûlü’ne âit belli başlı temizlik ve tezyin malzemeleri; ayna, tarak, makas, misvak, sürmelik, koku şişesi denilebilecek bir kutu ve bir de tülbentten ibâret idi. Âlemlerin Efendisi, herhangi bir yolculuk esnâsında da bü tür eşyalarını yanında bulundururdu. (İbn-i Sa’d, I, 484)

[1] Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ashâbına İsmid taşından îmâl edilen bir cins sürmeyi tavsiye etmiş, bunun gözlere cilâ olduğunu ve kirpiklere iyi geldiğini haber vermiştir. (Tirmizî, Libâs, 23/1757)

[2] Bkz. Ebû Dâvûd, Tereccül, 1.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 2, Erkam Yayınları