Şehit ne anlamına gelir? Kimler şehit sayılır? İslâm’da şehitlikle ilgili hükümler nedir? İşte cevapları…

ALLAH yolunda can veren hiç kimseye şehit (çoğulu şühedâ) denir. Bu şekilde bir kişiye şehit denilmesinin ne anlama geldiği mevzusundaki görüşlerden bazıları şunlardır: Bu şekilde bir kişiye şehit denilmiştir; şundan dolayı bu kişinin cennete gireceğine şahitlik edilmiştir. Bu şekilde bir kişiye şehit denilmiştir; şundan dolayı ölümü anında bazı rahmet melekleri hazır bulunmuştur. Bu şekilde bir kişiye şehit denilmiştir; şundan dolayı kendisi Cenâb-ı ALLAH’ın mânevî huzurunda hazır olarak rızıklandırılacaktır.

Şehitlik Muhammed ümmetine tahsis edilmiş üstün bir pâye, büyük bir mertebedir. Kur’an’da “ALLAH yolunda öldürülenlere ölü demeyin! Onlar diridirler, fakat siz farketmiyorsunuz” (el-Bakara 2/154) ve “ALLAH yolunda öldü- rülenleri ölü sanmayın! Onlar diridirler. Rableri katından rızıklandırılmaktadırlar” (Âl-i İmrân 3/169) buyurulmuştur. Peygamberimiz de bir hadislerinde “Şehit cennettedir” buyurmuş (Ebû Dâvûd, “Cihâd”, 25), başka bir hadiste de “ALLAH katında hayırlı bir mertebede iken ölmüş kullar içinde, dünya içindekilerle beraber kendisine verilecek olsa bile, şehitten başka  hiçbir kimse tekrardan dünyaya gelmek istemez. Şu sebeple şehitler, şehitliğin ne denli üstün bir mertebe bulunduğunu görmüş oldukları için, dünyaya dönerek tekrardan bir kere daha şehit olmak için can atarlar” (Buhârî, “Cihâd”, 6) diyerek, âhirette verilen üstün mertebe yanında şehâdet şerbetini içmenin, şehitliği tatmanın da ayrı bir zevki bulunduğunu ifade etmiş olmaktadır. İslâm dininde şehitlik yüksek bir mertebe olarak kabul edilmiş olduğu ve ALLAH yolunda öldürülenler şehitlik pâyesiyle taltif edilmiş olduğu için, müslümanlar açısından ALLAH yolunda ölmek sempatik ve gönülden istenen bir iş haline gelmiştir.

Birçok hadiste hangi durumda bir müslümanın şehit olacağı mevzusuna açıklık getirilmiştir. Bir hadiste, canı, malı ve namusu uğruna ölen kişinin şehit olacağı bildirilmiştir. Korunması dinin amaçları içinde yer edinen can, mal ve namus uğruna  ölmenin şehit olarak nitelendirilmesi, bu hususlara dinimizde ne kadar ehemmiyet verildiğini de göstermektedir.

ŞEHİTLİĞİN MERTEBELERİ NELERDİR?

İslâm hukukçuları ilgili hadislerden yola çıkarak dünyevî ve uhrevî hükümler bakımından şehitleri üç bölümde değerlendirmişlerdir.

1- Hem dünya hem âhiret hükümleri bakımından şehit sayılanlar: Bunlar ALLAH yolunda savaşırken öldürülen kişilerdir. Kâmil mânada şehit bunlardır ve bunlara “hükmî şehit” denilir. Bu tür şehitler yıkanmaksızın, kanlı elbiseleriyle defnedilir, elbiseleri onların kefeni yerine geçer. Üstündeki silâh ve başka ağırlıklar alındıktan sonrasında cenaze namazı kılınarak defnedilir. Öteki üç mezhebe gore, şehitlerin yıkanmasına gerek olmadığı benzer biçimde üstlerine cenaze namazı kılınmasına da gerek görülmemesi, gene şehitin elde etmiş olduğu yüksek pâye ile ilgilidir.

2- Bir tek dünya hükümleri bakımından şehit sayılanlar: Kalbinde nifak bulunmakla şu demek oluyor ki münâfık olmakla beraber, dış görünüşü itibariyle  müslüman olduğuna hükmedilen ve müslümanların saflarında bulunmuş olduğu sırada düşman tarafınca öldürülen kişiler bu grupta yer alı Bunlar dünyada yapılacak işler bakımından şehit muamelesi görürler.

3- Bir tek âhiret hükümleri bakımından şehit sayılanlar: ALLAH yolunda savaşırken almış olduğu bir yaradan dolayı o anda değil de, sonrasında ölen kişiler bu grupta yer alırlar.

KİMLER ŞEHİT SAYILIR?

Ek olarak hadislerde şehit oldukları bildirilmekte olan, yanlışlıkla yada haksız yere öldürülen şahıs, yangında, denizde yada göçük altında can veren kişiler; veba, kolera, sıtma benzer biçimde yaygın ve  önlenmesi  zor  hastalıklar  sebebiyle ölenler, ilim  tahsili yolunda, helâl  kazanç uğrunda, gerek kendisinin gerekse, -isterse gayri müslim olsun- başkalarının can, mal ve namusları uğrunda ölenler, loğusa iken ölen ve cuma gecesinde ölen kimseler de bu grupta yer edinen şehitlerdir.

ŞEHİT OLMANIN FAZİLETLERİ

Kur’an’da ALLAH’a ve elçisine itaat eden kimseler; ALLAH’ın nimetine mazhar olmuş bulunan peygamberler, sıddîklar, şehitler ve iyi/sâlih kullar ile beraber bulunacaklardır” (en-Nisâ 4/69) buyurularak, şehitlerin ALLAH katındaki itibarına işaret edildikten sonrasında ALLAH ve Resulü’ne itaat eden, şu demek oluyor ki İslâm dininin getirmiş olduğu hükümlere boyun eğen kimsenin de aynı şekilde iyi işlem göreceği belirtilir. Hz. Peygamber de“Kim şehit olmayı içtenlikle dilerse, ALLAH onu şehitlerin menzilesine ulaştırır, bu şahıs isterse yatağında ölmüş olsun” (Müslim, “İmâre”, 156-157; Nesaî, “Cihâd”, 36) buyurarak müslümanın iyi niyet ve samimi arzusunun bile ALLAH katında üstün bir değere haiz bulunduğunu belirtmiştir.

CENAZE NEDİR? CENAZE İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

Kaynak: İslam İlmihali 1, TDV Yayınları

ŞEHİTLİK İLE İLGİLİ ÂYET VE HADİSLER