Peygamber Efendimiz’in bildirdiği şeytanı ağlatıp uzaklaştıran amel…

Kur’ân-ı Kerim ile amel edildiğinde, şeytanın ne hâle girdiğini Resûlullah bir misalle şu şekilde anlatır:

“Âdemoğlu secde âyeti okur ve secde ederse şeytan ağlayarak ayrılır ve:

«Yazık bana, insanoğlu secdeyle emredildi ve secde etti, mukabilinde ona Aden var. Ben de secdeyle emrolundum fakat ben itiraz ettim, benim için de ateş var» der.” (Müslim, İmân, 133)

GERÇEK KUR’AN HAFIZLARI

Tüm sorun, aradan nefis ve şeytan engellerini çıkarmak sûretiyle Kur’ân’ı okuyup hayata geçirebilmektir. Zâten Kur’ân’ı yaşamayan kimse ne kadar ezber okursa okusun hâfız kabul edilmemiştir. Nitekim Ebû Ömer, Kur’ân hâfızını şu şekilde târif etmektedir:

“Aslolan Kur’ân hâfızları, Kur’ân’ın hükümlerini, helâl ve haramını bilen ve içindekilerle amel eden kişidir.” (Kurtubî, I, 26)

Resûlullah, Kur’ân-ı Kerim’i daha okurken yaşardı. ALLAH’ın âyetlerini okurken mânâları üstünde tefekkür eder ve emirlerini derhâl tatbîke koyulurdu. ALLAH’ı tesbîh etmekten bahseden âyetlere ulaşınca; “Sübhânallâh” şeklinde tesbîh ifadeleriyle ALLAH’ı noksanlıklardan tenzîh ederdi. Dûa âyetleri ulaşınca onlarla ALLAH’a münâcâtta bulunurdu. Cenâb-ı Hakk’a sığınmaktan bahseden âyetleri okuyunca, derhal ALLAH’a sığınırdı. (Müslim, Müsâfirîn, 203; Kıyâmu’l-Leyl, 25/1662)