Peygamber Efendimiz’in mübarek vasıfları ve üstün ahlâkı…

Fahr-i Kâinât Efendimiz’in nezâketi, önceki ilâhî kitaplarda da târif edilmiştir. Nitekim Abdullah bin Abbâs -radıyallâhu anhümâ-, bir gün Kâ’bü’l-Ahbâr’a:[1]

“−Tevrat’ta Resûlullah’ın -sallâllâhu aleyhi ve sellem- vasıfları nasıl anlatılır?” diye sormuştu. Hazret-i Kâ’b -rahimehullâh- bu suâle şöyle karşılık verdi:

“−O’nun vasıfları hakkında Tevrat’ta şunlar yazılıdır:

Muhammed bin Abdullâh, Mekke’de doğacak, Tâbe’ye (Medîne’ye) hicret edecek, Şam’a hâkim olacaktır. Kendisi ne kötü söz söyler ne de çarşılarda yüksek sesle konuşur. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, bilâkis affeder ve bağışlar.

Ümmeti de bollukta, darlıkta ve her yerde Allâh’a hamd eder, O’nu yüceltirler.

Bellerine izâr bağlarlar.

Kollarını yıkarlar (abdest alırlar). Savaşta saf oldukları gibi namazlarında da saf tutarlar. Mescitlerinden arı uğultusu gibi (Kur’ân ve zikir) sesleri gelir.

Ezan sesleri âfâkı doldurur.” (Dârimî, Mukaddime, 2)

[1] Kâ’bü’l-Ahbâr -rahimehullâh-, tâbiînden olup Benî İsrâil’e dâir rivâyetleriyle meşhurdur.

Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh- döneminde Müslüman olup hicrî 32 senesinde vefât etmiştir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 2, Erkam Yayınları