Üzerimizdeki hakkın en büyüğü ise Cenâb-ı Hakk’a olan hakkımız ve vefa borcumuzdur…

İnsanın hayatı bin bir hak ile devam eder. Daha dünyaya gelmeden başlayan bu haklar, vefatından sonra dahî devam eder.

Şöyle ki; annesi onu karnında dokuz ay taşır, sancısını ve ıstırabını duyar. O anneye evlâdı; ömür boyu vefâ duymalı, medyûn-i şükran olarak teşekkür ve duâ hissiyâtı içinde yaşamalıdır.

Sadece annesi değil; babası, kardeşleri, akrabaları, hocaları, öğretmenleri, komşuları, işçileri yahut işverenleri, müşterileri ve nice nice insanın hakları birikir. Öyle ki;

Vefat eden bir insanı yıkayan, kefenleyen, tabutunu taşıyan ve defneden insanların da hakları terettüb eder.

Demek ki;

Beşikten mezara üzerimizde binlerce hak birikmektedir. Bunlara karşı medyûniyet ve vefâ, insanlık borcudur.

Üzerimizdeki hakkın en büyüğü ise Cenâb-ı Hakk’a aittir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Şebnem Dergisi, Yıl: 2017 Ay: Eylül Sayı: 151